Türkiye Barolar Birliği ve Barolar Dernek Değildir

Basın tolantısının video linki için tıklayınız...

 

Tüm Baro Başkanlarımızın, Delegelerimizin ve Seçilmiş Kurullarımızın katılımlarıyla 15.02.2018 tarihinde, Baro Binamızda Basın Açıklaması gerçekleştirilmiştir.

 

 

 

 

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ VE BAROLAR DERNEK DEĞİLDİR.

 

                        “Avukatlık mesleğinin nitelikleri ve önemi, bir kamu hizmeti olduğu, avukatın yargılama süreci içinde adaletin bulunup ortaya çıkarılmasında görev aldığı, kamu yararını koruduğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun genel gerekçesinde belirtilmiştir. Yasa’nın 1. ve 2. maddelerinde avukatlığın kamusal yönü ağır basan bir meslek olduğu vurgulanmıştır. Bilgi ve deneyimlerini öncelikle adalet hizmetine vererek, adalete ve hakkaniyete uygun çözümler için hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasında yargı organlarıyla yetkili kurul ve kurumlara yardımı görev bilen avukatın, hukuk devletinin yargı düzeni içindeki yeri özellik taşımaktadır.

                        Anayasa’nın 135. maddesi ile birlikte Avukatlık Kanunu’nun Barolara ve Türkiye Barolar Birliği’ne yüklediği görevler, tanıdığı hak ve yetkilerle bu kuruluşların toplum ve devlet yaşamı için gözardı edilmeyecek önemleri de düşünülürse, avukatların genel niteliklerine verilen değer kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.”

“Hukuk devletinin olmazsa olmaz koşulu olan “bağımsız yargı”, yargının

olmazsa olmaz koşulu olan “savunma” ile birlikte anlam kazanır. Savunma, “sav-savunma-karar” üçgeninden oluşan yargının vazgeçilmez öğesidir. Adaletli bir yargılamanın varlığı, ancak avukatın etkin katılımıyla sağlanabilir.”   

                           Eksiği ya da fazlası olmayan bu değerlendirmeler Anayasa Mahkemesi’ne aittir ve  5558 sayılı “Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un avukatlık sınavını kaldıran, 1 inci maddesini iptal eden 2007/16 - 2009/147 numaralı ve 15.10.2009 tarihli kararının  gerekçesinden alınmıştır.

                           Bu değerlendirmeler tüm dünyada avukatlar, barolar ve baro birlikleri için geçerli olan değerlendirmelerdir. Avukatlar ve örgütleri  bağımsız ve tarafsız yargı içinde bağımsız savunmayı temsil etmekte, bu temsile uygun olarak, diğer sivil toplum kuruluşları ile ilgilendirilemeyecek şekilde örgütlenmekte, tüzel kişilik kazanmakta ve  yargının işleyişine katkıda bulunmaktadırlar.

                           Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde yargıç ya da savcı olabilmenin koşulu önce başarılı bir avukatlıktır. Bu nedenle ABD’de yargıç ve savcılar baro üyesidir.

                           Hiçbir ülkenin yöneticilerinin aklına  baroları yargı içinden çıkarıp dernek olarak düzenlemek, baroların üst birliğine ulusal niteliğini kaybetirmek gelmemiştir. Aksine savunma mesleğini geliştirerek, yargının dahi iyi çalışmasını bütünlük içinde sağlama arayışındadırlar, 181 barosu olan Fransa,  bir çatı altında toplanmanın zorunlu olduğunu  görerek 1990 yılında Fransa Barolar Birliği’ni kurmuştur.   Yürürlükteki  yasasını örnek almaya çalıştığımız  Macaristan ise şu sıralarda  daha da ileri ve çağdaş bir avukatlık yasası hazırlamaktadır.

                        Dünyada uygulama bu şekilde olduğu halde gündemimize birden bire  Türkiye Barolar Birliği’ni ulusal niteliğinden çıkarmak ve barolar ile birlikte dernek statüsüne dönüştürmek getirilmiştir. Ülkenin ve ulusumuzun içinde bulunduğu onlarca sorun sürerken  “Türk Tabipleri Birliği denen bu kuruluşun Türklük ile alakası yok. Türkiye Barolar Birliği'nin de Türkiye'ye layık olan hiçbir tarafı yok. Çıkarılacak olan kanunlarda Bakanlar Kurulu kararıyla bu ülkede tüm hukukçular doktorlar kendi derneklerini kurabilecekler ve para ödemesi yapmayacaklar.”  ifadesi ile bu içerikte  bir tartışma başlatmak sorun çözmeyecek, bölünmüş farklı yapılar yaratacaktır.

 

                        Yargı organlarına  güvensizliğin  arttığı,   yargının   bağımsızlığına ve tarafsızlığına  inananların  azaldığı günümüzde,  savunma ve onun örgütleri barolar ile Türkiye Barolar Birliği’nin   sav, savunma, karar üçlüsünden yani yargı erki içinden çıkarılarak sıradan bir dernek haline getirilmek istenmesinin  demokrasi ile, hukuk devleti ile ve de yargı bağımsızlığı ile herhangi bir ilgisi yoktur.

            Sorun çözmeyecek tersine yüzlerce sorun yaratacak bu arayış ve  tartışmalar yerine “yargı erki”ne bir bütün olarak güveni sağlayacak, hukuk eğitiminden başlayarak yargının tüm sorunlarını çözecek çağdaş düzenlemelere gereksinim vardır. Ancak böylelikle Anayasa Mahkemesi’nin kararında belirttiği gibi hukuk devletinin olmazsa olmaz koşulları olan “bağımsız yargı” ve “bağımsız savunma” sağlanabilecektir.

 

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ TÜRKİYE’DİR.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ VE BAROLAR DERNEK DEĞİLDİR.

 

© Copyright 2018 - TEkirdağ Barosu - Tüm Hakları Saklıdır